Kurumsal

Done Dynamics

Alanya Teknoloji Girişim Merkezi (ALANYA TEKMER) bünyesinde kurulan, genç bir teknoloji markası.

Kasım 2025

Kuruluş

5

Yazılımcı

20

Müşteri

50

Proje

Hikayemiz

Done Dynamics, Alanya Teknoloji Girişim Merkezi (ALANYA TEKMER) bünyesinde, genç girişimci Devrim Tunçer tarafından kurulmuştur. Bilgisayar programlama faaliyetleri alanında faaliyet gösteren şirketimiz; web teknolojileri, yazılım geliştirme ve robotik sistemler üzerine çalışmalar yürütmektedir.

2004 doğumlu olan kurucumuz Devrim Tunçer, aktif olarak Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi İngilizce Bilgisayar Mühendisliği bölümünde eğitimine devam etmektedir. Genç yaşta teknoloji üretimine başlayan Done Dynamics, yalnızca yazılım geliştiren bir yapı olmayı değil; geleceğin bağımsız, güvenli ve sürdürülebilir teknolojilerini inşa eden bir teknoloji markası olmayı hedeflemektedir.

Bugün attığımız her adımın temelinde; problem çözmek, insan hayatını kolaylaştırmak ve dünyaya gerçek anlamda katma değer sağlayacak sistemler üretmek bulunmaktadır.

Ekip

Ekibimiz

Kodu yazan, sistemi ayakta tutan ve güvenliğini üstlenen ekip.

Devrim Tunçer

Devrim Tunçer

Kurucu & Yazılım Mühendisi

2004 doğumlu. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi İngilizce Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi. Web teknolojileri, ürün mimarisi ve sunucu altyapısından sorumlu.

  • Yazılım mimarisi
  • Web & mobil
  • Sunucu altyapısı
Devran Tunçer

Devran Tunçer

Siber Güvenlik Uzmanı

2004 doğumlu. Anadolu Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği öğrencisi. Cisco sertifikalarına sahip; ağ güvenliği, sunucu güvenlik yapılandırması ve güvenlik denetimlerinden sorumlu.

  • Siber güvenlik
  • Cisco sertifikaları
  • Ağ & sunucu güvenliği
Barış Kılınç

Barış Kılınç

Yazılım Mühendisi · Full-Stack Geliştirici

Alanya TEKMER bünyesinde çalışan bağımsız geliştirici. Beyzick'in kurucusu ve Beyties emlak yönetim platformunun sahibi. Web tarafında frontend ve backend geliştirmeyi birlikte üstleniyor.

  • Frontend & backend
  • Beyzick kurucusu
  • Beyties platformu
Yusuf Balkan

Yusuf Balkan

Frontend Developer

2004 doğumlu. Arayüz geliştirmeden sorumlu. Kurumsal site ve panel projelerinde tasarımı çalışan, erişilebilir ve hızlı arayüze dönüştürüyor.

  • Frontend
  • Arayüz geliştirme
  • Responsive & erişilebilirlik
Esma Tanşa

Esma Tanşa

Yazılım Mühendisi · Full-Stack Geliştirici

2004 doğumlu. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi. Frontend ve backend tarafında birlikte çalışıyor, gömülü sistemler üzerine çalışmalar yürütüyor.

  • Frontend & backend
  • Gömülü sistemler
  • Bilgisayar mühendisliği
Vizyon

Tam bağımsız teknolojik sistemler geliştiren, yapay zeka ve robotik alanlarında uluslararası ölçekte değer üreten, güvenli ve sürdürülebilir altyapılar kurarak geleceğin dijital dünyasına yön veren öncü bir teknoloji şirketi olmak.

Done Dynamics olarak hedefimiz; yenilikçi çözümlerle yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da karşılayan sistemler geliştirmek ve teknoloji alanında küresel ölçekte güven duyulan bir marka haline gelmektir.

Misyon

Web teknolojileri, yazılım ve robotik alanlarında; güvenli, kaliteli, erişilebilir ve uygun maliyetli çözümler üretmek.

Müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın ihtiyaçlarına yenilikçi bakış açılarıyla yaklaşarak; sürdürülebilir, verimli ve yüksek performanslı altyapılar geliştirmek temel misyonumuzdur.

Teknolojiyi yalnızca tüketen değil, üreten bir neslin temsilcisi olarak; araştıran, geliştiren ve çözüm odaklı yaklaşımımızla dünya için fayda sağlayan projeler üretmeye devam ediyoruz.

Hedeflerimiz

Üreten bir teknoloji şirketi olmak.

  1. 01

    Yapay zeka sunucu altyapıları ve yüksek performanslı sistem yatırımları gerçekleştirmek

  2. 02

    Web teknolojileri ve robotik alanlarında ölçeklenebilir projeler geliştirmek

  3. 03

    Güvenli ve tam bağımsız dijital altyapılar oluşturmak

  4. 04

    Türkiye'den çıkan global bir teknoloji markası haline gelmek

  5. 05

    Şirketimizi anonim şirket seviyesine taşıyarak kurumsal büyümeyi hızlandırmak

  6. 06

    Genç girişimcilik ve teknoloji ekosistemine katkı sağlayan projeler üretmek

  7. 07

    Yapay zeka destekli sistemler ile dünya çapında katma değer oluşturmak

Değerlerimiz

Üretmek

Teknolojiyi tüketen değil, üreten bir neslin temsilcisi olmak.

Bağımsızlık

Tam bağımsız, güvenli ve sürdürülebilir teknolojik altyapılar.

Mühendislik Disiplini

Test, code review ve dokümantasyon pazarlık konusu değil.

Sahiplenme

Production'da olan biten her şey bizim sorumluluğumuz.

Geleceğe Bakış

Teknolojinin geleceğine yatırım.

Done Dynamics, genç ve dinamik yapısıyla teknolojinin geleceğine yatırım yapmaktadır. Özellikle yapay zeka sunucu sistemleri ve yüksek işlem gücü altyapıları üzerine yapılacak yatırımlar ile şirketimizin büyüme vizyonu güçlenmektedir.

Hedefimiz yalnızca ticari başarı değil; aynı zamanda teknoloji alanında sürdürülebilir, güvenilir ve yenilikçi çözümler üreterek uzun vadeli değer oluşturmaktır.

İş Ortakları

İş Ortaklarımız

Birlikte ürettiğimiz, birlikte büyüdüğümüz markalar.

İletişim & Yatırım

Yatırım ve iş birliği için iletişimde olalım.

Yatırım, iş birliği ve iletişim talepleriniz için doğrudan kurucumuza ulaşın.

Bir sonraki yazılım projenize hazır mısınız?

Ekibimizle 30 dakikalık ücretsiz bir keşif görüşmesi planlayın.

Kiminle çalışacağınızı bilmek en doğal talebiniz

Kiminle çalışacağınızı bilmek en doğal talebiniz

Bir teklif metninden öğrenebilecekleriniz sınırlıdır. Rakam yazar, kapsam yazar, imza yeri yazar. Oturup o işi kimin yapacağı yazmaz. Done Dynamics bu sayfayı tam olarak o boşluk için hazırladı: nerede kurulu olduğumuzu, işi hangi sırayla yürüttüğümüzü, teslimden sonra ne yaptığımızı ve neyi bilerek yapmadığımızı okuyup karar verebilesiniz diye. Süslemedik. Ne olduğumuzu yazdık, ne olmadığımızı da.

Şirket Alanya'da kurulu ve Alanya TEKMER Teknoloji Geliştirme Bölgesi üyesi. Kurucusu Devrim Tunçer. Ekipte güvenlik tarafına bakan bir siber güvenlik uzmanı ve arayüz tarafını yürüten bir frontend geliştirici var. Merkez ofis Alanya'da; İstanbul'da da bir ofisimiz bulunuyor. Yerinde çalıştığımız şehirler Alanya, Antalya ve İstanbul; ülkenin geri kalanına uzaktan hizmet veriyoruz. Rakam saymayacağız. Proje adedi, ciro ya da ödül listesi bir işin nasıl yürüdüğü hakkında bilgi taşımıyor.

Aşağıda üç başlığa yer ayırdık: nasıl çalıştığımız, teslimden sonra ne olduğu ve firma seçerken tekrar tekrar gördüğümüz hatalar. Üçü de somut. Okuduktan sonra bize soracağınız sorular değiştiyse bu metin işini yapmış demektir. Done Dynamics ile çalışmaya karar vermeseniz bile, aşağıdaki soruları başka bir firmaya sormanız işinize yarar.

Teknoloji geliştirme bölgesinde çalışmak pratikte ne değiştiriyor

Teknoloji geliştirme bölgesi üyeliği çoğu zaman bir rozet gibi kullanılıyor. Bizim için farklı bir anlamı var, çünkü çalışma düzenini fiilen belirliyor. Bölge içinde iş, proje bazında tanımlanmak zorunda: neyin geliştirildiği, hangi aşamada olduğu ve ne üretildiği kayıtla ilerliyor. Kayıt tutma alışkanlığı bir yükümlülük olarak başladı, sonra yönteme dönüştü. Müşteri tarafındaki karşılığı basit — altı ay önce alınmış bir kararın gerekçesi soruldu mu, cevap kimsenin hafızasında değil, dosyada duruyor.

İkinci fark disiplinde. Proje bazlı çalışan bir yapıda "şunu da ekleyiverin" cümlesi havada kalmıyor; ya kapsama giriyor ya da ayrı bir kalem oluyor. Bu, müşteriyi kısıtlamak için değil, takvimi korumak için. Kapsamın sessizce büyüdüğü projelerde ilk kaybeden takvim, ikinci kaybeden kalite oluyor. Bir kurumsal yazılım şirketi ile ilişkinin en çok yıprandığı nokta da genelde burası.

Üçüncüsü altyapı tarafında. Kendi donanımımıza yatırım yapıyoruz ve bunu nasıl yaptığımızı gizlemiyoruz — Yapay Zeka Sunucu Yatırımı: 1.000.000 TL'lik Mac Studio Filosu yazısında hangi kararı neden verdiğimizi kalem kalem anlattık. Neden yazıyoruz? Çünkü altyapı kararları bir şirketin nasıl düşündüğünü, referans listesinden daha net gösteriyor. Kimin hangi sunucuda çalıştığı, verinin nerede durduğu ve modelin nerede koştuğu artık teknik bir ayrıntı değil.

Dördüncü bir etki daha var: işin nasıl fiyatlandığı. Proje bazında tanımlanan bir iş, saat satmak yerine çıktı satmayı zorunlu kılıyor. Done Dynamics tarafında teklif, harcanacak süreye değil teslim edilecek kapsama bağlanıyor. Fark küçük duruyor. Değil. Saat üzerinden ilerleyen bir ilişkide gecikme tedarikçinin lehine çalışır; kapsam üzerinden ilerleyen bir ilişkide gecikmenin bedelini tedarikçi öder. İkincisini seçtik, çünkü bizi de hizada tutuyor.

Alanya'da merkez, İstanbul'da ofis, Türkiye geneli uzaktan

Merkezin Alanya olması bir tercih. Ekibin burada kurulmuş olması, sezonla yaşayan işletmelerin ritmini yakından görmemizi sağladı: nisanda başlayan hazırlık, temmuzda tepe yapan yük, kasımda sıfırlanan trafik. Alanya yazılım tarafındaki işlerin takvimi bu eğriye göre kuruluyor. Ağustosta sunucu değiştirmiyoruz. Şubatta değiştiriyoruz. Küçük bir alışkanlık gibi duruyor, karşılığı sezon ortasında yaşanmayan bir gece.

Antalya hattında yerinde çalışıyoruz. Otel, klinik, emlak ofisi, üretim tesisi — ağ ve donanım tarafında bir iş varsa gitmek gerekiyor, çünkü kabloyu telefonda göremezsiniz. Antalya yazılım tarafındaki işlerin çoğu da zaten fiziksel bir yüzeyle başlıyor: misafir ağı, kamera kaydı, kasa bilgisayarı, depo terminali. Yazılım tarafı bunların üstüne biniyor, tersi değil.

İstanbul yazılım tarafında tablo başka. Kurumsal müşteride teknik ekip zaten var, süreç zaten tanımlı, muhatap sayısı fazla. Orada bizden istenen şey genelde bir eksiği kapatmak: iç ekibin sıraya alamadığı bir modül, bağımsız gözle bakılması istenen bir güvenlik başlığı, büyüyen bir depolama katmanı. İstanbul'daki ofis bu görüşmeler için var. Günlük iş uzaktan yürüyor, karar toplantıları için masaya oturuyoruz.

Türkiye'nin diğer şehirleriyle tamamen uzaktan çalışıyoruz. Kod deposu, tasarım dosyası, test ortamı, toplantı kaydı — hepsi zaten ekranda. Fiziksel varlık gerektiren tek başlık ağ kurulumu ve o da baştan planlanıyor. Verinin nerede duracağı sorusuna gelince, cevabımız net: Türkiye ya da Avrupa Birliği. Müşteri hangisini isterse orada kalıyor ve bu tercih sözleşmede yazılı hale geliyor.

Üç şehrin ortak noktası da var. Talebin cinsi değişiyor, yöntem değişmiyor: aynı kapsam belgesi, aynı karar günlüğü, aynı teslim dosyası. İstanbul yazılım tarafındaki bir kurumsal proje ile Alanya'daki bir işletmenin sitesi arasında ölçek farkı var, disiplin farkı yok. Küçük müşteriye gevşek çalışan bir ekip, büyük müşteriye sıkı çalışamaz. Alışkanlık öyle işlemiyor.

Uzaktan çalışmanın kendi görgü kuralları var. Toplantı saati veriyoruz ve o saatte bağlanıyoruz; ekran paylaşımıyla ne yapıldığını gösteriyoruz; görüşme biter bitmez kısa bir özet yazıyoruz. Küçük şeyler bunlar. Uzaktan yürüyen bir ilişkide güveni ayakta tutan da tam olarak bu küçük şeyler, çünkü karşı tarafın görebildiği tek malzeme söylediğiniz ve yazdığınız.

Kapsam belgesi, karar günlüğü, iterasyon ritmi

Her iş bir kapsam belgesiyle başlıyor. İçinde ne yapılacağı yazıyor, ama asıl kıymetli kısım diğeri: ne yapılmayacağı. "Şu an kapsam dışı" satırı kimseyi kırmak için değil, üçüncü haftada çıkacak tartışmayı ikinci günde bitirmek için orada. Belge onaylanmadan teklif çıkmıyor, teklif onaylanmadan kod yazılmıyor. Sıkıcı geliyor. Çalışıyor.

İkinci alışkanlık karar günlüğü. Proje boyunca alınan her yön değiştirici karar, gerekçesiyle birlikte tek bir yere yazılıyor: neden bu veritabanı, neden bu akış, neden bu alan zorunlu değil. Ne işe yarıyor? Altı ay sonra biri "burası niye böyle" diye sorduğunda tartışma başlamıyor, kayıt açılıyor. Done Dynamics tarafında bu günlüğü müşteriye kapalı tutmuyoruz; isteyen her an okuyabiliyor.

Üçüncüsü iterasyon ritmi. Uzun sessizlikler kurmuyoruz. İş, aralarında çalışan çıktı bulunan kısa turlar halinde ilerliyor. Her turun sonunda elinizde bakabileceğiniz bir şey oluyor — ekran görüntüsü değil, açıp tıklayabileceğiniz bir sürüm. Turun uzunluğu işin cinsine göre değişiyor ama sonu hep aynı: gösterilecek bir şey.

Bu üç alışkanlığın ortak amacı sürprizi azaltmak. Yazılım projelerinde en pahalı an, iki tarafın aynı cümleden farklı şeyler anladığını geç fark ettiği andır. Kapsam belgesi bunu ilk günde, karar günlüğü ay ortasında, iterasyon ritmi ise her turda yakalıyor. Üç ayrı filtre. Üçü de aynı hatayı arıyor.

Belgenin bir yan faydası daha var: kurum içindeki dağınık beklentiyi görünür kılıyor. Pazarlama başka bir şey bekliyor, muhasebe başka, sahadaki ekip bambaşka. Üçü aynı sayfayı okuduğunda çelişki hemen ortaya çıkıyor. Çelişkiyi çözmek bizim işimiz değil; görünür kılmak bizim işimiz. Çözülmeden başlayan projelerde ilk teslim turu genelde üç ayrı yönden eleştiri alıyor ve kimse haksız değildir. Belge, o üç yönü ikinci günde masaya getiriyor.

Yöntemin bir sınırı olduğunu da söyleyelim. Kapsam belgesi, ihtiyacın kendisi değişirse sizi kurtarmaz. Pazar değişir, mevzuat değişir, şirket yön değiştirir. Böyle durumlarda belgeyi savunmuyoruz, yeniliyoruz. Bir kurumsal yazılım şirketi için doğru tavır, yazdığı belgeye sarılmak değil, belgenin ne zaman geçersiz olduğunu görebilmek.

Ritmin sahaya bakan bir tarafı da var. Antalya yazılım tarafındaki işletmelerde karar verecek kişi çoğu zaman masada değil, sahada oluyor: resepsiyonda, depoda, poliklinikte. Uzun toplantı kurmak yerine kısa turlar ve tek soruluk onaylar işe yarıyor. "Şu ekran böyle mi olsun" sorusu telefonda iki dakikada cevaplanıyor. Aynı soru toplantıya bırakıldığında bir hafta bekliyor. Yöntemi müşterinin gününe uyduruyoruz, kendi takvimimize değil.

Her aşamada canlı çıktı görürsünüz

Sunum dosyasına güvenmiyoruz. Bir arayüz slaytta her zaman iyi görünür; asıl soru telefonda parmakla kullanıldığında ne yaptığıdır. Bu yüzden onay turlarını gerçek sürüm üzerinden yapıyoruz. Test ortamının bağlantısı müşteride duruyor, istediği an açıp bakabiliyor. Ara sürümü görmek bazı müşterileri huzursuz ediyor — yarım şeyler görmek hoş değil. Gel gelelim yarım şeyi görmemek, bitmiş yanlış şeyi görmekten çok daha pahalı.

Canlı çıktının ikinci faydası, geri bildirimin türünü değiştirmesi. Slayt gördüğünde insan renk konuşuyor. Çalışan ekran gördüğünde akış konuşuyor: "burada iki tık fazla", "bu alanı her seferinde ben mi dolduracağım", "bunu depodaki arkadaş yapamaz". Bu cümleler projeyi kurtaran cümleler ve hiçbiri bir sunumdan çıkmaz.

Bir sınır da koyuyoruz. Canlı çıktı görmek, her turda yeni bir fikir eklemek anlamına gelmiyor. Görülen şey üzerine konuşmak faydalı; görülen şeyi her turda yeniden tarif etmek projeyi bitiriyor. Done Dynamics tarafında bunu kapsam belgesiyle dengeliyoruz: yeni fikir geldiğinde not ediliyor ve bir sonraki kapsamda değerlendiriliyor. Reddetmiyoruz. Sıraya koyuyoruz. Aradaki fark, teslim tarihinin tutup tutmaması.

Kendi ürünlerimizi de aynı disiplinle geliştiriyoruz. Kurum içi dosya paylaşımı ve ortak çalışma tarafında kullandığımız Nextcloud Kurumsal Çalışma Alanı kurulumları, önce bizim kendi işimizde çalıştı, sonra müşteriye açıldı. Kullanmadığımız bir yapıyı önermemeye çalışıyoruz. Her zaman mümkün olmuyor, ama tercih bu yönde. Birlikte çalıştığımız kurumların listesine Birlikte yazılım inşa ettiğimiz markalar sayfasından bakabilirsiniz.

Teslimden sonra ne oluyor

Teslim günü bir bitiş çizgisi değil, el değiştirme anı. O gün üç şeyin hazır olması gerekiyor: bakım kapsamı, izleme ve dokümantasyon. Üçü eksikse sistem yaşamaya devam eder ama sahipsiz yaşar. Sahipsiz sistemler bozulmaz; sadece yavaşça eskir ve bir gün kimse neden çalışmadığını bilemez.

Bakım tarafında kapsamı yazıyoruz. İçerik güncellemesi, sürüm yükseltmesi, teknik arıza ve düzeltme kapsam içinde; yeni modül, yeni entegrasyon ve yeni tasarım kapsam dışında. Sınırı net çizmemizin sebebi cimrilik değil. Sınırı belirsiz bırakan sözleşmelerde her talep bir pazarlığa dönüşüyor ve ilişki o pazarlıkların altında eziliyor. Done Dynamics tarafında bakım kalemi teklifin görünen bir satırı, dipnotu değil.

İzleme kısmı çoğu teklifte hiç geçmiyor. Oysa bir yapının sessizce bozulmaya başladığı an ile birinin fark ettiği an arasındaki mesafeyi belirleyen tek şey, kurulmuş uyarılardır. Sertifikanın süresi dolmadan haber veren bir düzen yoksa, haberi ziyaretçinin tarayıcısı veriyor — hem de ekranda kırmızı bir uyarı olarak. Doluluk eşikleri, hata birikimi ve erişilebilirlik kontrolü aynı mantıkla kuruluyor: birinin bakmasını beklemek yerine, bozulduğunda kendisi haber versin. Kurmak kısa bir iş. Kurmamanın bedeli bir gece, kötü zamanlanmışsa bir sezon.

Dokümantasyon üçüncü kalem ve en çok atlanan. Teslimde elinize sunucu bilgileri, erişim listesi, mimari özeti ve bakım yordamları geçiyor. Bunu bir formalite gibi hazırlamıyoruz, çünkü asıl okuyucusu biz değiliz — sizden sonraki BT sorumlusu ya da bizden sonraki ekip. Sahadan çıkardığımız notların bir kısmını Sahadan notlar altında açık olarak da yayınlıyoruz. Antalya yazılım tarafında yönetimi el değiştiren tesislerde bu dosya, aylarca sürecek bir tanışma sürecini tek güne indiriyor.

Dördüncü bir kalem daha var; sözleşmede az yazar, her gün yaşanır: cevap süresi. Bir arıza bildirdiğinizde kaç saat içinde birinin ekrana bakacağı, bakım kapsamının kendisi kadar belirleyici. Abartılı vaat vermiyoruz. Verdiğimiz süreyi yazıyoruz ve ona uyuyoruz. Bir kurumsal yazılım şirketi hakkındaki en dürüst bilgi, sorun çıktığı gün ortaya çıkıyor. Öncesinde herkes aynı şeyi söylüyor.

Kaynak kod sizin, erişim sizde

Bu başlıkta pazarlık yok. Yazdığımız kod müşteriye ait. Depo, sunucu, alan adı ve ölçüm hesapları en baştan kurumun kendi adına açılıyor. İlişki bir gün biterse elinizde çalışan bir sistem ve ona erişim kalıyor; bizden bir şey istemeniz gerekmiyor. Bunu bir cömertlik gibi anlatmıyoruz. Aksi zaten savunulabilir bir şey değil.

Sağlayıcı bağımlılığı çoğunlukla kötü niyetle kurulmuyor, ihmalle kuruluyor. Alan adı ajans adına kaydedilir, sunucu ajansın hesabında durur, panel şifresi bir çalışanın telefonundadır. Kimse kimseyi kilitlemek istememiştir ama sonuç kilittir. Devraldığımız işlerde en uzun süren aşama geliştirme değil, erişim toplamak oluyor: kim açmış, hangi mail ile, faturası nereye gidiyor?

Kendi ürünlerimizde de aynı yaklaşımı sürdürüyoruz. Kurduğumuz sistem müşterinin kendi sunucusunda ya da kendi hesabında çalışabiliyorsa öyle kuruyoruz. Alanya yazılım tarafında küçük işletmeler için bu, bir gün başka bir firmayla çalışmanın önünde engel bulunmaması demek. İstanbul yazılım tarafındaki kurumsal denetimlerde ise doğrudan bir uyum maddesi haline geliyor — denetçi "veriye kim erişebiliyor" diye soruyor ve cevabın belgeli olması gerekiyor.

Bunun bize maliyeti olduğunu da söyleyelim. Kilitlenmiş müşteri, kaybedilmesi zor müşteridir. Erişimi karşı tarafta tutmak ise her yıl yeniden seçilmek demek. Done Dynamics tarafında bu bilinçli bir tercih: elinde çıkış kapısının anahtarı bulunan bir müşteriyle çalışmak ekibi rahat bırakmıyor. Rahat bırakmaması iyi bir şey. Bir işi elde tutmanın tek meşru yolu, o işi yapmaya devam etmek.

Neyi yapmadığımızı da yazalım

Bir şirketi anlatmanın en kısa yolu, yapmadıklarını sıralamak. Her teknolojiyi kullanmıyoruz; moda olduğu için bir çatıya geçmiyor, işin şekline uymayan bir mimariyi kimseye satmıyoruz. Sonuç garantisi vermiyoruz. Arama sonuçlarında birinci sıra ya da belirli bir satış rakamı taahhüt eden teklifler gördük; o cümleyi kurmuyoruz, çünkü tutulup tutulmayacağı bizim elimizde değil. Ölçülebilir hedef koyuyoruz, garanti değil. İkisi farklı şeyler.

İkinci sınır: gerekmeyen katmanı satmıyoruz. Yılda iki kez metni değişen bir siteye yönetim paneli kurmak, bakımı olan fazladan bir yüzey demek. Küçük bir arşivi kurumsal ölçekli bir depolama mimarisine taşımak da öyle. Done Dynamics tarafında cevabın "buna ihtiyacınız yok" olduğu görüşmeler az değil ve o görüşmelerden fatura çıkmıyor. Kısa vadede kaybettiriyor. Uzun vadede kazandırıyor, çünkü ikinci kez arayan aynı kişi oluyor.

Üçüncü sınır kapasite. Ekip küçük ve aynı anda yürütebileceğimiz iş sayısının bir üst sınırı var. Sıra doluysa bunu söylüyoruz, tahmini bir takvim veriyoruz ve müşteri isterse başka bir firmaya yönlendiriyoruz. "Hemen başlarız" demek kolay. Başlamamak zor. Alanya yazılım tarafında sezon öncesi yığılan taleplerde bu cümleyi sıkça kuruyoruz. Kimse için hoş değil. Yarım kalan bir işten yine de iyidir.

Firma seçerken en sık yapılan beş hata

Devraldığımız işlerde aynı beş hata dönüp duruyor.

Yalnız fiyata bakmak — iki teklif arasındaki fark rakamda değil, rakamın kapsadığı sürede ve sorumlulukta. · Kaynak kodun kime ait olacağını sormamak — sözleşmede yazmıyorsa, cevabı ayrılık gününde öğrenirsiniz. · Bakım kapsamını yazılı almamak — "destek veririz" cümlesi bir taahhüt değil, bir niyet beyanı. · Referans istemekle yetinip süreç sormamak — memnun müşteri iyi bir işaret, ama size aynı sürecin uygulanacağını göstermez. · Kimin çalışacağını bilmemek — satış görüşmesindeki kişiyle projeyi yürütecek kişi aynı olmayabilir.

Beşincisi en sinsi olanı. Görüşmeye kıdemli biri geliyor, işi bir başkası yapıyor, müşteri farkı üçüncü haftada anlıyor. Sorulacak soru basit: bu işte kim çalışacak, hangi konuda, ne kadar zaman ayıracak? Cevap kaçamaksa devam etmeyin. Bizde ekibin kim olduğu baştan söyleniyor; ekip küçük olduğu için saklanacak bir şey de yok. İstanbul yazılım tarafındaki büyük alımlarda bu soru sözleşmeye madde olarak giriyor, küçük işlerde ise hiç sorulmuyor — fark tam orada açılıyor.

Üçüncü madde ise en pahalı olanı. Bakımı yazılı almayan kurumlar, teslimden dört ay sonra kendini yeni bir teklif alırken buluyor. Aynı sistem için ikinci kez ödeme yapmak, ilk teklifteki tasarrufu fazlasıyla götürüyor. Bir kurumsal yazılım şirketi seçerken bakım satırının varlığı, fiyat satırından daha çok şey anlatıyor. Antalya yazılım tarafındaki sezonluk işletmelerde bu daha da keskin: sistemin çökeceği hafta, sözleşmenin okunacağı hafta olmamalı.

Listeye girmeyen bir hata daha var, çünkü hata sayılmıyor: acele. Sezon yaklaşıyor, ihale kapanıyor, karar veren kişi sabırsız. Aceleyle imzalanan sözleşmelerde okunmayan tek bölüm kapsam oluyor ve o kapsam üç ay sonra herkesin canını sıkıyor. Teklifi bir gün bekletmek kimseyi geciktirmez. Done Dynamics tarafında imza öncesinde bir gün soru sormanızı açıkça öneriyoruz. Sormadığınız soru, sonradan fatura olarak geri geliyor.

Sıkça sorulan sorular

Şirket nerede kurulu, kim yönetiyor?
Merkez Alanya'da ve Alanya TEKMER Teknoloji Geliştirme Bölgesi bünyesindeyiz. Kurucusu Devrim Tunçer. İstanbul'da da bir ofisimiz var. Ekip küçük ve bunu bir eksik olarak sunmuyoruz; küçük ekipte iş, bir sonraki masaya devredilmiyor. Güvenlik tarafına bakan bir siber güvenlik uzmanı ve arayüz tarafını yürüten bir frontend geliştirici ekipte yer alıyor. Kiminle konuştuysanız işi büyük ölçüde onunla yürütüyorsunuz.
Teknoloji geliştirme bölgesinde olmak bana ne kazandırıyor?
Doğrudan bir indirim vaadi vermiyoruz, çünkü doğru olmaz. Kazandırdığı şey yöntem: proje bazlı çalışma, kayıtla ilerleme ve çıktının belgelenmesi. Pratikte bu, altı ay sonra sorduğunuz sorunun cevabının bir yerde yazılı olması demek. Done Dynamics için bölge üyeliği bir tanıtım cümlesi değil, günlük işin çerçevesi.
Projede tam olarak kim çalışacak, önceden bilebilir miyim?
Evet, keşif görüşmesinin sonunda söylüyoruz. Hangi işi kimin yürüteceği, hangi başlıkta kimin devreye gireceği baştan belli oluyor. Ekibin küçük olması bunu kolaylaştırıyor. Satış yapan kişiyle işi yapan kişinin farklı olduğu bir düzen kurmadık; kuramayız da, çünkü aynı masadayız.
Kaynak kod ve erişimler kimde kalıyor?
Sizde kalıyor. Yazılan her satır, barındırıldığı ortam ve ölçüm hesapları kurumun kendi mülkü. Bir gün başka bir ekiple devam etmek isterseniz teknik bir engel çıkmıyor. Bunu sözleşmeye yazıyoruz, sözlü teminatla geçiştirmiyoruz. Done Dynamics tarafında kilitleme yoluyla korunan bir müşteri ilişkisi, korunmaya değer bir ilişki sayılmıyor.
Verimiz nerede saklanıyor?
Türkiye'de ya da Avrupa Birliği içinde. Hangisi olacağı projeye ve kurumun uyum gereksinimine göre belirleniyor ve sözleşmede yazılı hale geliyor. Kişisel veri işleyen sistemlerde bu soru teknik değil hukuki bir soru ve sonradan cevaplanması zor oluyor. Kurulum öncesinde konuşup karara bağlıyoruz. Done Dynamics tarafında yurt dışı barındırma her durumda yasak değil, ama bilinçsiz olmasına izin vermiyoruz.
Çalışmayı bitirmek istersek ne oluyor?
Devir dosyasını hazırlıyoruz ve iş biter. Erişimler zaten sizde olduğu için devredilecek bir anahtar da kalmıyor; yapılan şey esasen dokümantasyonu güncellemek ve son durumu yazılı olarak teslim etmek. Ayrılırken zorluk çıkarmamak, bir sonraki işte tekrar aranmanın en sade yolu. Alanya yazılım ekibimizin geri dönen müşterilerinin çoğu bu yüzden geri dönüyor.